blok_reklamlar1




ASFA Bundan sekiz yıl önce büyük kızım dördüncü sınıfa geçmiş küçüğü ise ana okuluna başlayacaktı. Büyük kızım ilk üç yılı devlet okulunda okuyarak geçirmişti ve artık daha fazla açılıma ihtiyaç duyuyordu. Bu esnada birkaç okul gezmiştik ve aklımızda olan son okul olan ASFA’ ya gelip ondan sonra karar verecektik. Mesleğim gereği okullara akşam 18.00 den sonra gidebiliyorduk ve çoğunda da toparlanmak üzere olan görevlilerin sizde nereden çıktınız bakışları altında bilgi almaya çalışıyorduk. Bu sıkılganlıkla ASFA’ ya başvurduğumuzda bizi karşılayan okul müdür yardımcısı beyefendi büyük bir sabırla bize gerekli bilgileri verdi ve hatta laboratuvara kadar okulu gezdirdi tüm sorularımıza sabırla cevap verdi. Diğer okulların akademik tarafları daha iyi bir görüntü veriyor gibi sunulsa da bu sıcaklık ve samimiyet bizi ASFA’lı yapmıştı. O sırada yeni doğmuş olan oğlumuz da puset içinde okulu gezmişti ve personelin yeni öğrencimizi ne zaman kaydediyoruz espirisiyle kızlarımızı okula yazdırmıştık. Büyük kızım hemen okula adapte oldu ama küçük kızım ana okulunu sevmemişti belki de ilk kez annesinden ayrı kalmak istemiyordu. Bu aşamada ASFA’nın sabırlı rehberlik servisi devreye girdi ve çocuğu okula yeniden kazandırdı.

 

Gel zaman git zaman çocuklar büyüdü, her yıl iki kızımız da Cambridge üniversitesinin açmış olduğu yabancı dil sınavlarından başarı ile çıktılar ve yabancı dillerini de öğrendiler. Akademik başarının yanında okulun çocuklara verdiği manevi hisler bizi okulumuza daha çok bağladı ve adeta bütünleşivermiştik. Bu arada pusetteki oğul büyüdü ve iki yıl önce o da ASFA’lı oldu.

 

Okula onu yazdırırken öğretmenleri çok mutlu oldu ablaları gibi yeni bir çalışkan öğrenci geliyor diye düşündüler sanırım. Bizim oğul ise çetin ceviz çıktı. Zekâsını her erkek çocuğu gibi farklı çalıştırmaktaydı. Düzene uymak yerine yeni çıkarımlar peşinde koşuyordu yani farklı bakış açıları sunuyordu, farklı cevaplar veriyordu. Arkadaşları da şaşıyordu bu çocuk bu kadar yaramaz olduğu halde nasıl çalışkan oluyordu?

 

Bunu ben de çok düşündüm ve sevgili öğretmenimizin engin hoşgörüsü, sabrı ve çocuk psikolojisinden anlamasının böyle çocukları kazandırdığını düşünmekteyim.

 

Kimbilir rehberlik servisi ne çekiyor? ne planlıyor acaba ? diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

 

Çünkü bizim oğul şimdi ablaları gibi bilim olimpiyatlarına katılmayı düşünüyor ve şimdiden projeler üretiyor.

 

Bütün bunlardan sonra tek kelime ile biz ASFA’ lı olduk. Sekiz yıl sonra kendimizi aileden biri gibi hissediyoruz. Çocuklarımıza başka okullardan bedava burs dahi teklif edildiği halde ahde vefamızı devam ettirmek istiyoruz. Beraberce nice mutlu yıllara..





| Paylas